Zora koşmak

[Deyim] – Engellemek. Problemler çıkararak rahat, kolay’hareket etmesine engel olmak.

Zora dağlar dayanmaz

[Atasözü] – İnsanın azmi ile oluşturulan teknik güç karşısında durmak, direnmek imkânsızdır. İnsanın azmi ve iradesi karşısında her şey erimeye boyun eğmeye mahkûmdur.

Zor zar

[Deyim] – Zorlukla. İstemeye istemeye.

Zor oyunu bozar

[Atasözü] – Bir işi kurallarına göre yapmak iyidir. Ancak aynı işi kural dışına çıkararak zorla yaptırmaya, yapmaya kalkarsak kural ortadan kalkar iş yolundan çıkar. Başka b’fr yöne doğru yönelmiş olur. Zor kullanan, güçlü olan, kanunsuz da olsa zaman zaman istediğini

Ziyan zebil olmak

[Deyim] – Boş yere harcanmak. İşe yaramaz duruma gelmek. Heder olmak.

Ziyade olsun

[Deyim] – Sizin ikram ettiklerinizi yedik. Tanrı evinize ve sofranıza bolluk, bereket versin.

Ziyade olmak

[Deyim] – Biz ikram ettiklerinizi yedik, yiyoruz? Tanrı size daha çok mal ihsan etsin. Sofranıza bereket ve şenlik versin.

Zindan olmak

[Deyim] – Çok sıkıcı, dayanılmaz, yaşanmaz olmak. Karanlık duruma gelmek.

Zincirden boşanmış gibi

[Deyim] – Delice, çılgınca hareket eden. Hareketlerine, davranışlarına hâkim olmadan hareket eden.